Hollanda’ya nasıl gittiniz? Eğer iş bularak gittiyseniz, işi nasıl buldunuz?

Ben iş bularak geldim. Şu an çalıştığım pozisyon ilanı benim daha önce çalıştığım konularla çok ilgiliydi, bu yüzden başvuru yapmaya karar verdim. Bu pozisyonun dışında recruiterların profilime bakıp iletişime geçtikleri iki pozisyon için de iki farklı şirketle görüştüm. Mülakat sürecinden sonra biri olumsuz, ikisi olumlu sonuçlandı ve iki yerden teklif aldım. Bana en uygun olanın şu an çalıştığım şirket ve pozisyon olduğunu düşünerek burayı kabul ettim.


Yazılım alanında yurtdışına başvurmayı planlıyorum, vize konusunda sponsorluk sağlayan şirketleri nasıl öğrenebilirim?

Genelde bu bilgi iş ilanlarında yazar. Hollanda özelinde tam bir liste istiyorsanız Highly Skilled Migrant vizesi icin sponsor olabilecek sirketleri IND Recognized Sponsors adresinde bulabilirsiniz.


Ben de yazılım alanında yurtdışında çalışmak istiyorum, nasıl iş bulabilirim?

İlgi duyduğunuz şirketlerin kariyer sayfalarından ya da LinkedIn üzerinden açık pozisyonları bulabilirsiniz. Bu pozisyonların açıklamaları genelde hem iş tanımı, hem gerekecek teknolojiler ve yetenekler hem de vize sponsorluğu konusunda yardımcı olup olmadıkları hakkında bilgi içerir. Bu bilgilere bakarak bu pozisyonun size uygun olup olmadığına karar verebilirsiniz ya da ilginizi çektiyse neler çalışmanız/öğrenmeniz gerektiğini görebilirsiniz.

Bunun dışında yurtdışında ilgilendiğiniz firmalarda çalışan arkadaşlarınız/tanıdıklarınız varsa, onlardan size referans olmalarını isteyebilirsiniz.


Mülakatlara nasıl hazırlanabilirim? Nelere öncelik vermeliyim?

Bence ilk önceliğiniz İngilizce seviyeniz olmalı. Bu mülakatlarda hem karşınızdaki insanı anlayabilmeli hem de kendinizi ifade edebilmelisiniz. Eğer konuşma deneyiminiz yoksa ya da konuşma konusunda sorun yaşıyorsanız, bunu çözmek için mock mülakatlar yapabilir ya da Cambly gibi siteler üzerinden konuşma dersleri ya da konuşacak birini bulabilirsiniz.

Eğer İngilizce konusunu çözdüyseniz, teknik konulardaki hazırlıklara başlamalısınız. Farklı mülakat türleri olsa da genelde şirketler hem kodlama ve hem de sistem dizayn mülakatı yapıyor.

Coding Interview: Bu tipik bir kodlama mülakatı. Bir problem veriliyor ve sizden bu problemi çözmeniz bekleniyor. Genelde istediğiniz bir programlama dilini kullanabiliyorsunuz. Burada konu sadece problemi çözmek değil, çözümünüzü anlatabilmeniz, gelecek ekstra soruları mantıklı bir şekilde cevaplayabilmeniz de çok önemli. Bu yüzden veri yapılarını ve algoritmaları anlamak çok çok çok önemli.

Bu mülakata hazırlanmak için öncelikle temel veri yapıları ve algoritmalara çalışmalı ve complexity analizini gözden geçirmelisiniz. Temel veri yapılarını ve algoritmaları bilmeden bu mülakatlarda başarılı olmanız pek mümkün değil.

Temel hazırlığı yaptıktan sonra Cracking the Coding Interview kitabını okuyup problemleri ve çözümleri inceleyebilirsiniz. Ben hiç vakit bulamadım ama ne zaman kodlama mülakatına girecek olsam recruiterlar bu kitabı öneriyor.

Sonrasında HackerRank ve LeetCode üzerinden easy ve medium seviyedeki soruları inceleyip, çözmeye çalışabilirsiniz.

System Design Interview: Bu mülakat biraz ilginç bir mülakat. Kodlamanın aksine burada herhangi bir kod yazmanız ya da belli test caseleri geçmeniz beklenmiyor. Size açık uçlu bir problem veriliyor ve bu problemi çözecek bir sistem dizayn etmeniz bekleniyor. Bunu detaylı açıklamaya kalkarsam burada yer kalmaz ama buraya Gergely Orosz’un yazdığı hem bu tarz interviewlarda ne beklemeniz gerektiğini anlatan hem de hazırlanma ile ilgili bilgiler veren bir blog postu bırakayım: Preparing for the Systems Design and Coding Interview


Yurtdışında iş arıyorum, bana referans olur musunuz?

Genel bir prensip olarak kişisel olarak tanımadığım ya da birlikte çalışmadığım kimseye referans olmuyorum. Tanıdığınız ya da daha önce birlikte çalıştığınız birilerine sormanız daha mantıklı olabilir.


Şu an product owner/Android developer/Iphone developer/Frontend developer/QA Engineer olarak çalışıyorum. Hollanda’da bu pozisyonlarda işe alım var mı?

Gördüğüm kadarıyla bu tarz pozisyonlar için de arayışta olan çok şirket var ama ben bu pozisyonlarda hiç çalışmadığım için net bir şey söyleyemiyorum. Size tavsiyem yine LinkedIn ve şirketlerin kariyer sayfaları üzerindeki açık pozisyonları takip etmek olur.


Ben X bölümünü okuyorum/bitirdim. Sizce yazılıma geçmeli miyim?

Son dönemde iş değiştirip yazılım sektörüne giren ve iş bulan insanların sayesinde çokça kişi yazılıma yöneliyor, fakat ben alaylı değilim. O yüzden bunun kolaylığı/zorluğu hakkında çok bir yorum yapamıyorum. Sadece sizi şu konuda uyarayım, yazılım bazılarının anlattığı kadar basit bir iş değil. Evden çalışmak ve maaş gibi konular cazip geliyor olabilir ama sürekli olarak yeni konular/teknolojiler öğrenmeniz gerekiyor. Öyle öğrendim, hadi ben yazılımcı oldum deyip bitmiyor iş, comfort zone oluşturmak çok mümkün değil. O sebeple, bence böyle bir yola girmeden önce bunları da düşünmekte fayda var.


Yurtdışı pozisyonlara başvuruyorum ama geri dönüş alamıyorum. Sizce neleri eksik yapıyorum?

Bu soruyu soran kişi tanıdığım bir insan olsa bazı spesifik öneriler verebilirim ama ne yazık ki burada ancak genel bazı şeyler söyleyebilirim. Yurtdışındaki pozisyonlara gerçekten çok fazla başvuru geliyor, o yüzden kendinizi öne çıkaracak bazı şeyler işe yarayabilir. Github hesabınıza yaptığınız projeleri eklemek, open source bazı yazılımlara katkıda bulunmak, programlama dilleri ya da cloud providerlar için sertifikalar almak ya da ilgili olabilecek ve uluslararası tanınırlığı olan dersleri tamamlamak (X günde yazılım öğretiyoruz, işe alım garantili Y kursu tarzında dersler ve programlar değil tabii ki), yüksek lisans / doktora öğrencisiyseniz yayın yapmaya çalışmak profilinizi öne çıkarabilecek şeylerden bazıları. Şunu da söylemekte fayda var, mezun olduğunuz okul, Türkiye’deki X sınavında Y. olmak falan, yurtdışındaki bir recruiter için çok bir anlam ifade etmiyor. Bu yüzden kabul almasanız da dönüş olmasa da bunu kişisel alıp takılmayın, başvurulara devam edin. Ayrıca diger bir önerim de yukarıda da bahsettiğim gibi başvurmak istediğiniz şirketlerde çalışan arkadaşlarınız/tanıdıklarınız varsa onlardan sizi refer etmesini istemek. Refer edildiğiniz zaman recruiterlardan dönüş alma şansınız çok çok daha yüksek. Ki, işe alınırsanız sizi refer eden arkadaşınız da bi miktar bonus alıyor (en azından çoğu şirkette), o yüzden direkt win-win durumu oluyor.


Üniversiteden yeni mezun olmuş bir bilgisayar mühendisi yurtdışında iş bulabilir mi?

Tabii ki bulabilir, giriş seviyesinde çokça pozisyon ilanına denk geliyorum. Ama burada da bir önceki soruya verdiğim cevaptaki gibi kendi profilinizi bir şekilde öne çıkarabilecek şeyler işe yarayabilir. Tabii buradaki en büyük sorun yeni mezun olarak bir şekilde kendi profilini öne çıkarabilmenin çok zor olması. Bu konuda ne yazık ki yine yukarıdaki soruya cevabımdan farklı bir şey söyleyemiyorum.


Kızınız kaç yaşında ve alışma sürecini nasıl atlattı?

Kızım şu an 3 yaşında, burada voorschool diye geçen anaokulu tarzı bir okula gidiyor. Haftada 3 gün, 5.5ar saat gidiyor. İlk başta çok zorlandı, ağladı falan ama zaman geçtikçe alıştı. Hala Flemenkce konuşmuyor ama yavaş yavaş anlamaya başladı. Küçük çocuğunuz olduğu için endişe etmenize bence hiç gerek yok, çünkü gördüğüm kadarıyla onlar yetişkinlerden çok çok daha hızlı ve kolay adapte oluyor.

Çocuğun biraz daha büyük olduğu durumlarda ilk sene Flemenkçe öğrenmesi için hazırlık sınıfı tarzı bir şeye gitmesi gerekiyor, daha sonra normal okula devam ediyor. Gördüğüm kadarıyla 5-8 yaş arasında dil problemini bu şekilde çözüyorlar ve çocuklar da bir şekilde alışıyor. Eğer daha büyük bir çocuğunuz varsa çocuğunuzu İngilizce eğitim veren özel uluslararası okullara gönderebilirsiniz. Ama tabii bu devlet okullarından farklı olarak ücretli olacaktir. Öyle bir durum yaşamadığımız için ne yazık ki bu konu çok bilgim olan bir konu değil.


Tıp okuyorum/bitirdim, Hollanda’da doktorlukla ilgili bilginiz var mı?

Bu konuda arkadaşlarımdan bildiğim kadarıyla kısa bir cevap vereyim. Hollanda’da denklik almanın çok zor olduğunu ve denklik alsanız da iş bulmanın zor olduğunu söylüyorlar. Bu yüzden doktorların tercihi genelde Almanya oluyor. Ama dediğim gibi bu tamamen kulaktan dolma bir bilgi.


X mühendisiyim/mühendisliği öğrencisiyim, sizce Hollanda’da iş bulabilir miyim?

Bu konuda ne yazık ki çok bir fikrim yok. O alanlarda yurtdışında çalışan arkadaşlar daha net bilgi verebilirler.


Ev bulma sürecinde nelere dikkat etmeliyim? O süreç bahsedildiği kadar zor mu?

Ne yazık ki ev bulma süreci gerçekten sıkıntılı. O sebeple iş bularak gelseniz bile 1-1.5 ay kalacak yer ayarlamak gerekebiliyor. Çoğu şirketin relocation desteği var ve belli bir süre geçici olarak kalabileceğiniz bir yer sağlayabiliyorlar. Bazı şirketler ise bu tarz bir hizmet yerine bir miktar ücret veriyor. O yüzden böyle bir gideriniz olabileceğini düşünerek hareket etmek gerekiyor. Ev bulma süreci gerçekten çok zorlu çünkü arz talebi karşılayamıyor. Süreç tipik olarak şu adımlardan oluşuyor:

  • Funda ve Pararius gibi sitelerden ev ilanları için ev sahipleri ya da emlakçıyla iletişime geçme. Evler çok hızlı gittiği için kriterlerinizi girerek bir alarm kurmak mantıklı olabilir. Ben o sayede ev görmek için baya randevu alabilmiştim.
  • Evi görme. Evi görmek deyince Türkiye’deki gibi bir ev görme canlanmasın kafanızda. Burada en az 4-5 kişi evi görüyor ve evi görüp beğenmeniz o evi kiralamanızın kesin olduğu anlamına gelmiyor.
  • Teklif verme. Bu bizden direkt farklı olan kısım. Evi beğendiysen ev için emlakçıya teklifini gönderiyorsun. Kendini tanıtıp yıllık gelirini falan belirtiyorsun. Ondan sonra da ev sahibi teklif edenlerden birini, evi kiraya vermek için seçiyor. Bu konuda bizim geldiğimiz dönemle birlikte overbidding de başlamış. Bizim relocation agentın dediğine göre ilanda yazan miktardan 50-100 EUR daha fazla kira vermeyi teklif etmek şansı arttırıyormuş. Bu da aklınızda bulunsun.
  • Kontrat imzalama. Eğer ev sahibi sizi seçti ise artık son aşama kontratı imzalamak. Bu aşamada depozito ödemeniz gerekiyor ve burada depozito genelde 2 ya da 3 kira tutarında. Kontratı imzaladıktan sonra artık evi tuttum diyebilirsiniz :)

Sağlık sistemi ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Sağlık sistemi bizim gibi geldiği ülkede hemen randevu alıp uzman doktora ulaşma şansı olan insanlar için çok değişik. İyiliği, kötülüğü kişiden kişiye tabii ki değişir ama burada uzman doktora ve detaylı tetkiklere ulaşmak çok zor ve uzun sürebiliyor. Burada basit bir soğuk algınlığı için doktora giderseniz “Git paracetamol al ve dinlen.” deyip sizi geri göndereceğine bahse girebilirim :smile: Şaka bir yana size nasıl bir sağlık sistemi olduğunu 2 örnekle anlatayım:

  • Bir haftasonu kızımız hastalandı, ateşi 38.8 - 39 derece seviyelerini gördü ve haftasonu olduğu için mesai saatleri dışında bakan GP’yi -Türkiye’deki aile hekimi- aradık. Öyle basit şeyler için acile tabii ki gidemezsiniz ve Türkiye’de 38 derece ateş için gece çocuk doktoru bulabilen bizler için bu şok etkisi yaratabiliyor. Aradığımız GP önce “Nefes alış verişinde bir problem var mı?”, “Nefes alış verişi hırıltılı mı?”, “Eşlik eden öksürük var mı?” gibi sorular sordu, daha sonra nefes alış verişi hırıltılı olduğu için “Getirin bi muayene edelim.” dedi. Gittiğimizde doktor ateşini 39 derece olarak ölçtü ve 2 gündür ateşinin yüksek seyrettiğini söylesek de isterseniz eve gidin minvalinde konuştu. Napmamız gerektiğini sorduğumda da bir gün daha bekleyip eğer ateşi düşmezse tekrar getirmemizi söyledi. Ancak ertesi günün pazar olduğunu hatırlayınca ilaç yazdı ama onu da ertesi gün yine 39u görürse kullanmaya başlamamızı söyledi. Yanlış anlaşılmasın, bu örneği doktor yanlış yaptı ya da buranın sağlık sistemi çok kötü demek için vermedim. Sadece bizim gibi evhamlı, çocuğunun ateşi 38i gördüğü an soluğu acilde alan insanlar için ne kadar farklı olduğunu anlayabilmeniz için bu örneği verdim.
  • Antrenmanda omzumu incitmişim sanırım, ağrı 2 hafta geçmeyince GP’yi aradım, ertesi güne randevu verdi. GP fizyoterapiste yönlendirdi, fizyoterapist de kasla ilgili bir duruma benzemediğini söyleyip GP’ye geri gönderdi ve x-ray ve ultrason önerdi. GP’ye tekrar gittiğimde ise bu tetkikler için 3 haftanın erken olduğunu söyledi. Eğer ağrı 2 hafta içinde geçmezse tekrar gitmemi söyledi. 2 hafta sonra gittiğimde ultrason ve x-ray için refer etti. Ertesi gün hastaneyi aradığımda ise bir ay sonraya gün verdi. Daha geçen hafta x-ray ve ultrason için hastaneye gidebildim.

Burada şunu da belirtmeden geçmeyeyim. Gerçekten doktorluk bir işiniz olduğu zaman doktorların sizinle ilgilenmeye vakti oluyor, bu yüzden de detaylı olarak derdinizi dinleyip, ona göre bir tedavi önerebiliyorlar. Türkiye’deki gibi doktor dakikada bir hasta bakmak zorunda olmuyor. Bence bu yönü çok iyi.


Çocuğunuzla dışarıda nasıl vakit geçiriyorsunuz?

Çocuklar için hem çok fazla etkinlik hem kapalı oyun alanları hem de çok fazla park var. O yüzden bu konuda hiç problem yaşamıyoruz diyebilirim.


Flemenkçe öğrenmek gerekli mi? İngilizce ile her işinizi halledebiliyor musunuz?

Amsterdam dışı için çok bir fikrim yok ama Amsterdam’da Flemenkçe öğrenmeden de gayet net yaşayabilirsiniz. Herkes İngilizce konuşuyor ve İngilizce ile her yerde -ki buna devlet daireleri, hastaneler falan da dahil- işinizi halledebiliyorsunuz. Yıllardır burada olup tek kelime Flemenkçe konuşmayan insanlar biliyorum ve hiç bundan dolayı şikayet ettiklerini duymadım.


Bir Türk olarak ırkçılığa maruz kaldınız mı?

Amsterdam bu konuda en az sıkıntı yaşayacağınız yer olabilir. Şehrin yarısı yabancı ve kimse nereli olduğunuzla ilgilenmiyor. Ben bir senedir buradayım, hiç ırkçılık olarak nitelendirebileceğim bir duruma ya da tepkiye rastlamadım.


Bu soruyu normalde es geçecektim ama son zamanlarda 4-5 kişiden benzer sorular gelince bu soruyu da eklemeye karar verdim. Avrupa’ya bir şekilde kaçak girsem olur mu? Nereler mantıklı? X ülkesine kaçak girsem orada oturum izni aldıktan sonra Y ülkesinde de çalışabilir miyim?

En ufak bir fikrim yok ama BİR ÜLKEYE KAÇAK GİRİŞ YAPMAYI YA DA BİR ÜLKEDE KAÇAK OLARAK YAŞAMAYI KESINLIKLE TAVSİYE ETMİYORUM. Ne yazık ki hem Danimarka’da hem de Hollanda’da mülteci olarak gelen insanlarla denk geldim, hikayelerini dinledim. İnanın zorunda kalmadıkça o süreçlerden geçmek istemezsiniz.